Neden Birlikte Yürümeliyiz?
Updated: Sep 3
Doğada yürümek çoğu zaman bireysel bir deneyim olarak düşünülür: hareket etmek, zihni dinlendirmek, çevremizi fark etmek… Oysa aynı yolu başkalarıyla yürüdüğümüzde deneyim değişir. Yalnızca doğayla değil, birbirimizle de ilişki kurmaya başlarız.
Doğa da bize yaşamın çoğu zaman ilişkiler içinde sürdüğünü gösterir. Bir ormanda gördüğümüz ağaçların altında kökler, mantarlar ve mikroorganizmalar arasında görünmeyen ilişkiler vardır. Mikoriza mantarları bitki kökleriyle ortaklık kurar; bazı mantar ağları birden fazla bitkinin kökleriyle bağlantı oluşturabilir. Orman, yalnızca yan yana duran canlılardan değil, aralarındaki ilişkilerden de oluşur.

🌿 Yan yana yürümek, bağ kurmanın başka bir yolu
Yürürken sürekli konuşmamız gerekmez; çevreyi izleyebilir, bebeğimizle ilgilenebilir, sessiz kalabilir ve sonra sohbete geri dönebiliriz. Bağ kurmak da her zaman uzun sohbetlerle başlamaz. Bazen aynı yolu paylaşmak ve benzer bir hayat döneminden geçen biriyle yan yana yürümek yeterlidir.
Doğadaki pek çok ilişki gibi, aramızdaki bağlar da ilk bakışta görünmez; zamanla ve tekrarlarla oluşur.
🌿 Aynı hızda değil, aynı yolda olmak
Bebekler ve küçük çocuklarla yürürken yol nadiren planladığımız gibi ilerler. Bir bebek acıkır, biri uyur, bir çocuk gördüğü yaprak için durur. Tempo değişir, grup açılır ve yeniden birleşir.
Çocuklarla yürümek, yolun yalnızca varılacak bir yerden ibaret olmadığını hatırlatır. Önemli olan sonuca ulaşmak değil, süreci paylaşmaktır. Durmak, beklemek ve yeniden devam etmek de yolun parçasıdır; tıpkı doğada farklı ritimlerin aynı ekosistemde yan yana var olması gibi.

🌿 Birlikte bakınca daha fazlasını görürüz
Aynı patikada yürümemiz, aynı şeyleri gördüğümüz anlamına gelmez. Birimiz kuşun sesini duyar, birimiz ağaçtaki izi fark eder, bazen küçücük bir böceği çocuklar gösterir.
Birinin gördüğü diğerinin merakını uyandırır. Böylece yalnızca daha fazla şey görmekle kalmayız; canlıların arasındaki ilişkileri de fark etmeye başlarız. Ağacı görürken köklerini, mantarı görürken toprağı, kuşu görürken beslendiği bitkiyi düşünürüz. Doğadan ve birbirimizden öğrenmek biraz da budur.
🌿 Çocuklar yalnızca doğayı gözlemlemez
Çocuklar ağaçları, kuşları ve toprağı gözlemlerken bizi de izler. Birbirimizi beklediğimizi, bildiğimizi paylaştığımızı ve farklı ihtiyaçlara göre yavaşladığımızı görürler.
Böylece doğayı birbirinden bağımsız canlıların toplamı olarak değil, ilişkilerden oluşan yaşayan bir sistem olarak deneyimlerken, kendilerinin ve diğer insanların da bu sistemin bir parçası olduğunu keşfederler.
🌿 Aynı yere birlikte dönmek
Aynı yere yeniden geldiğimizde yalnızca patikaya değil, birlikte yürüdüğümüz insanlara da aşina oluruz. Bir park zamanla çocuklarımızın büyümesini izlediğimiz, mevsimlerin değişimini fark ettiğimiz ve tanıdık yüzlerle karşılaştığımız bir yere dönüşür.
Çevre psikolojisinde "yere bağlılık", tekrar eden deneyimlerle bir yere yüklediğimiz anlamı anlatır. Aynı yeri birlikte deneyimledikçe hem yere hem birbirimize bağlanırız.

🌿 Orman Anneleri olarak neden birlikte yürüyoruz?
Orman Anneleri olarak yürüyüşü yalnızca hareket etmek ya da çocuklarımızı doğaya çıkarmak olarak görmüyoruz. Doğayı ilişkilerden oluşan bir bütün olarak keşfederken, kendi aramızdaki bağlara da zaman tanıyoruz.
Bazen birbirimizden öğreniyor, bazen başka birinin gördüğüne dönüp bakıyor, bazen bekliyor, bazen de yalnızca yan yana yürüyoruz. Tıpkı toprağın altında ilk bakışta göremediğimiz ilişkiler gibi, topluluk da küçük karşılaşmaların zaman içinde birbirine bağlanmasıyla oluşuyor.
Çünkü bazı yollar tek başına yürünebilir; bazılarıysa birlikte yürüdükçe oluşur.


Comments